Veganlığa geçiş: Et Yemeyi Bırakmak Üzerine bazı konuşmalar & Bilimsel Gerçekler

Et Yemekten Bitki Bazlı Beslenmeye Geçiş Üzerine Konuşmalar

Vegan olmadığım dönemler

Vegan olmadığım dönemlerde de fazla et tüketmiyordum. Ama bu düşünce tarzımı değiştirmekte hiç zorlanmadım diyeceğim türden br yardım olmadı yine de. Çünkü toplumun alışkanlıklarına adapte olmuşken değişmek çok da kolay olmadı. Daha öncelerde bununla beraber yeterli bilgim olmadığı için de vegan beslenmeyi sürdürememiştim.

Et Yemeyi Bıraktığımda

Et yemeyi bıraktığımda hiç tadını özlemedim, bir yiyeceğin tadı için bir hayvan öldürülüyor. Bunun gözlerimin önünde olduğunu hayal edersem, dayanılmaz acı verici.  Hayvanlar yaşayan, dünyada bir görevi olan, akıllı varlıklar. Dünyayı kirletip, mahvetmemizin yanında, sağlıksal açıdan da et yemenin bir artısı yok.

Evimdeki bir köpek ile kuzunun pek bir farkı yok. Gözlerinin içine baktığımda beni anlayıp onlar da gözümün içine bakıyor. İnsanlar elde etmekten bıkmayıp, tatları için daha fazla, daha çabuk üretim sağlamak amacıyla fabrikalarda hızla büyütüp raflara koyuyorlar hayvancıkları. O üretim koşullarından bahsetmiyoum bile.  Tümü yeterli seviyede gerekli sağlık işlemidir der markalar genelde.

Et yemezsem hastalanır mıyım? Eksik vitaminler???

Etin besin değerleri akla geliyor, hayır bitkisel bazlı beslenerek de tüm gerekli besinleri alabiliyorum. Hatta daha fazla alıyorum ki son yaptırdığım kan ölçümü değerleri bir öncekinden daha yüksek ve olumlu. Ayrıca kötü yağ Kolesterol değerlerim düşmüş. Et vücuttaki en büyük asitlenme sebebi, ve sindirilirken bağırsaklarda çürür, bu da asitlenme seviyesini arttırır, gelecekteki kolon kanserlerinin artışının buna bağlı olacağı artık biliniyor.

Mic the vegan bilimsel araştırmalar ve gerçek değerlerle çok güzel kanıtlar sunuyor YouTube videolarında. Takip etmeyi en sevdiklerimden! Konuşmalarından bir kaçını aşağıya ekliyorum mutlaka izleyin 🙂

Et yiyenler

nasıl kendilerini

melek olarak görüyor? ↓

Hayvansal Proteine

ihtiyacımız olduğunu düşünüyordum.↓

(et, süt, peynir vb)

(Kaynak: Youtube: Mic The Vegan)

”Uzun süre boyunca et vb. hayvansal protein tüketirken onlara ihtiyacımız olduğuna inandığımızdan devam ediyoruz diyor. Bunların hepsini geride bırakırkenki konuşmalar ve bilimsel araştırmalar.”

Mic The Vegan

– Yukarıdaki videolara dair bilimsel kaynaklar listesi-

Krema, glukoz, portakal suyu gibi besinlerin vücutta yol açtığı inflamasyon ve içsel toksinler yukarıdaki araştırmada çok güzel açıklanmış. (https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC2858203/pdf/zdc991.pdf)

Zevk için, lezzetli diye, ‘’mangal’’ için hayvan öldürmek yalnızca bencillik olabilir.Hmm… Acaba?? Yoooo hayır her gün her öğün hamburger yiyeceğim diyen son adam sumoya dönüştü duydunuz mu?

Kahvaltıda zavallı hayvancıkların ayaklarının bile içinde olduğu, sosis ya da sucuk denilen et pürelerinin soslanmış halini yemek mi? Yoksa, evde pişmiş karabuğday ekmeği, domates, salatalık ve zeytin yağı mı? Karabuğdayda bile protein var. Salatalıkta kalsiyum var.

Bu arada doğada, çalılarda falan sosis yetiştiğini hiç görmedim. Doğal olmayan, paketlenmiş, aşırı işlenmiş, eski halini tahmin edemediğimiz 3-5 malzemeden daha fazla içerikli bir şey vücudumuz tarafından iyi tanınmaz ve yadsınır.

Eğer bir yiyeceğin doğada dalından koparıldığı ilk halindeki görüntüsü ne kadar değişiyor ve tanınmaz hale geliyorsa, o denli vücudumuza iyi gelmeyecek demektir. Marketlerde üst ve en alt raflar güvenli sayılabilecek iyi raflar olabilir, hangi kitapta okumuştum, emin değilim ama şöyle bir deyim vardı: marketlerde duvarlara yakın olun, alanın çevresini dolaşın ve reyonlara girmeyin. Çünkü tüm gerçek yiyecek duvarlarda, köşelere yakın duruyor. Taze sebzeler vb. Reyonların içine ‘LANBİRENTE’’ girdiğiniz anda markaların şeker, koruyucu, tatlandırıcı ile doldurdukları yapay tatların içine giriyoruz.

”İki yıldır et yemiyorum ve  et yiyemediğim için ölmedim ya da başıma kötü bir şey gelmedi hayır. ”

Diş yapımız otçul beslenmeye son derece elverişli, yırtıcı köpek dişlerimiz, çiğ eti koparmak için uzun uzun evrilmemiş. Neden mi? Daha fazla bitki bazlı beslenmemiz için bir işaret olmalı bu!

Son derece kısıtlayıcı bir diyet yemediğimiz sürece, yeterli kalori alarak yeterli vegan öğün yedikçe hayvansal proteine ihtiyacımız olmayacak. Ayrıca hayatımızın her döneminde vegan diyet (vegan beslenme tarzı) ile sağlıklı bir yaşam sürdürebiliriz.

Hamilelikte

Ellen Fisher‘ın Hamilelik güncelerini izleyebilirsiniz. Çocuklarına da yapay şekeri hiç tattırmadığından, sebzeleri ve meyvelerin tatlarını seviyorlar ve evet yeşil smoothie bile içiyorlar 🙂

Follow:

Bir Cevap Yazın