Yalnız Başına Vegan Olmak Hakkında

1.Çevredeki tek vegan olmak

Çevredeki tek vegan olmak derken etrafında vegan beslenen kimse olmaması ile alakalı,  gündelik yaşantıya olan etkisinden bahsetmek istiyorum biraz.

Vegan beslendiğinizde genellikle bir kahvaltı için sabah aileyle masaya oturulduğu andan itibaren günün sonuna dek tüm insan ilişkileriniz ister istemez etkileniyor.

Özellikle Kahvaltılarımı -ilk başta- tek başıma yapıyordum, etkilendiğim için. çünkü yumurta kokusuna dayanamıyordum. Vegan beslenmeyi seçmeden önce yumurta yiyiyordum. Zaman içerisinde, yumurtanın sağlığa olan etkilerini de gördükçe ve belki de fazla spor yaptığım yıllarda çok yumurta tükettiğimden, şimdilerde yumurtaya takatim hiç yok.

 

Özellikle kekler, poğaçalar, sütlü tatlılara elveda derken insan biraz üzülüyor. Ta ki vegan tarifler dünyasına dalana dek. Yani yumurta olmadan kek hamurunun tutabileceğini ben de bilmiyordum. Ya da süt olmadan süngersi kıvam yakalanabilir miydi? 😀 Cevap: Evet, hepsi mümkün!

2. Vegan Annelerinin Israrları

Annemin ısrarla yemeklere et ürünü katarak benimle savaştığı zamanlar oldu. Ama yılmadan tekrar tekrar ona araştırmalarımı anlattım. Ve bendeki pozitif değişimi gördükçe o da zamanla ikna oldu. Yine de arada bir grip olsam bana vegan olmayan teklifler yapıyor.

 


 

 

Günlük yaşantılarımızda, dışardan vegan yediğimi öğrenen insanlar hep bir aksi argümanda bulunuyor, evet bu genelde hep benim başıma geldi şimdiye dek. Kendileri ızgara et ve hamburgenin lezzetini hiç birşeye değişemeyeceğini savunan insanlar. Tabii beslenme yöntemini omnivorluk olarak seçenlere diyecek bir şeyim yok, sadece omnivorluk dışında bir diyet seçenler için, yeterince bilgi sahibi olmadan negatif yorumlar yapabilmek hoş değil.

 

3. Siz de gıda duyarlılığınızın olup olmadığını anlayabilirsiniz

Vegan süt içmenin sağlıksal artılarını şimdi yazarsam çok uzun sürebilir, benim sütü bırakırken en büyük sebebim laktoz duyarlılığımın olmasıydı. Laktoz olan gıdaları vegan olmadan önce de tüketemiyordum. Kendi kendimi, yediğim yiyecekler sonucunda denetleyerek hangisinin benim için daha iyi olduğunu anladım.

Bir hafta boyunca tamamiyle vegan beslenip, hayvansal gıdaları ve glüteni tek seferde birer gün öğünlerinize kattığınızda farkedeceğiniz değişiklikler sayesinde gıda duyarlılığınızın olup olmadığını anlayabilirsiniz.

En kesin veri hastanede yapılacak tahlilllerle sonuçlanır, burada yazdıklarım sadece benim deneyimlerimden ibaret olup kimse için reçete anlamına gelmemektedir.

4. KAHVE

Konu kahve olunca her halini bir başka seviyorum. Eğer dışardayken canım kahve içmek isterse ve bitki sütü her cafede bulunmadığından işim zorlaşıyor. Yüce starbucks arada hayatımı kurtarıyor tabii.

Badem sütü > Soya sütü

Didim’deyken kendi bitki sütümü yapıyorum. Marketlerde soya sütü ve badem sütü satılıyor artık ama katkı maddelerinden dolayı yine de evimde yaptığım sütü tercih ederim. Badem sütü yaptığımda  dibe çöken tortular (badem unu) kahveye eklenince içimini bozuyor, bu nedenle tülden ya da kevgirden süzerek kullanmak daha faydalı.

5. Arkadaşlarınızla çıkacağınız bir yemeğin tatsız bir havaya bürünmesi ihtimali

Çünkü muhtemelen davet edildiğiniz restoran hayvansal yemek hazırlayan bir yer olabiliyor, ya da pastaneye gidiyorsunuz her şeyde inek sütü, yumurta ve glütenli un kullanılmış olabiliyor.

Hele sushi yemeye davet edildiyseniz üzüntünüzü paylaşıyorum. Aç kalınan bir akşam yemeğine dönüşen vegan zorluklardan bazıları.  Ama vegan yaşam tarzına alıştıktan sonra, ne yemeniz gerektiğini öğrendikçe bunların hiç bir önemi yok. Mesela avokado ve pirinçli vegan sushi de var ve leziz!

Beslenme tarzımın beni ayırt edici özellik haline gelmesini hiç istemiyorum. 

”Türkiye’de henüz duyumu yaygınlaşmamış ”vegan beslenme” aslında içimizde olan bir beslenme biçimi. Egede otların yemeklerde muazzam kullanışı, soğuk mezeler, zeytinyağlı yemekler damak zevkimizin vegan beslenmeye çok da uzak olmadığını gösteriyor. İklimimiz de buna son derece uygun bence. Herkes bir günlüğüne farketmeden bile vegan beslenmiş olabilir bu yüzden. ”

6. Vegan olmanın dayanılmaz hafifliği

 

SON DURUM:

Kim nasıl hissettirirse hissettirsin, ne yersek oyuz değil mi? Ben de o yüzden haftanın en az 3 günü vegan beslenip geri kalan günlerde vejetaryen besleniyorum. Bunu kendimin sağlıklı hali için yapıyorum ve beni sağlıklı yapacak yiyecekleri seçiyorum. Bu nedenle kesin bir anlama gelen diyet tarzım yok artık. Kendimi bir kalıba soktuğumun farkına varıp sağlığımı kaybetme aşamasına geldiğimde anladığım bu oldu.. Bir zamanlar kendimi vegan olarak tanımlarken şimdi ben hiçbirşeyim diyorum. Ben sadece sağlıklıyım ve beni sağlıklı yapan şeyleri yiyiyorum. Bu bazen matcha latte oluyor bazen de bol kafeinli latte. Gerçekten vegan öğünler sağlıklı ancak kalsiyum, b12 ve magnesium gibi vitaminlerin eksikliğinde sağlık problemleri ortaya çıkıyor, bu nedenle artık %100 vegan beslenmiyorum, yeme tarzımı beni sağlıklı yapacak şekilde güncelleyip %80 bitki bazlı beslenmeye devam ediyorum.

Son olarak söyleyeceğim şey, evet yalnız vegan yemek biraz zor. Yediğiniz öğünlerin ayrıntılarını sizin kadar bilen olmayabiliyor. Ve tamamiyle besleyici olması için sürekli araştırma  yaparak yiyecek bilginizi geliştirmeniz gerekiyor. Vegan öğünler hazırlarken çeşitli malzemeler kullanmak daha besleyici. 

” vegan tarif yaratma yolculuğumda, tariflerimi tattırdığım çok insan var ve sonrasında haftanın bazı günlerinde vegan / vejetaryen  beslenmeyi düşünüyorlar. Bu beni çok sevindiriyor!”

 

Aranızda vegan beslenmeyi deneyimleyen olursa, aşağıya yorum olarak bırakmayı unutmayın.Başlangıç  Vegan Tarifler için tıklayın!

#haftanın1günüvegan

Follow:
Paylaş:

Bir Cevap Yazın